GERÇEK FORUM
Ekim 25, 2014, 04:36:56 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BOYNUZ, KULAĞI GEÇTİ
editor
Administrator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21606


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Ağustos 28, 2008, 03:14:02 ÖS »


     Gazetede yazmaya başlayan Can Tarakçı'yı kutluyorum. Hayallerine katılıyorum.
      Can'ın, gazeteye nitelik ve hatta makaleleriyle bir özgünlük katacağı umudunu taşıyorum.
      Ata'ya (Atatürk'e değil, Akdoğan'a) "Artık Ali Tarakçı'dan çok, Can'ın yazılarını okuyacağım" dediğimde, "Abi bu konuda, boynuz kulağı geçti diye yazsana" dedi.
      Yazının başlığı bana değil, Ata'ya ait.
       Dolayısıyla bu atasözünü kullanarak yapılan baba-oğul karşılaştırmasında baba Tarakçı bir sorun görüyorsa, bu meseleyi önce Ata ile halletmesi gerekiyor.
 
       Can'ın yazması, babası Ali Tarakçı'yı çok sevindirmiş olacak ki; o da, "Oğlumla aynı gazetede yazıyorum. Bahtiyarım…" başlıklı, kaale alınacak bir yazı kaleme almış.
      İçinde haklı bir sevinç ve gurur var.
Ben kendimi yaşam mücadelesinde kanıtladım, tecrübem ve bilgi birikimim var;  Can'ın da kendini kanıtlayacağını görüyorum diyor baba Tarakçı.
      Nazım'ın, ilerlemeci tarih anlayışı gereği "Ben babamdan ileri, çocuğumdan geriyim" diyen dizesini, durumu izah etmek için kullanan baba Tarakçı, ara sıra yaptığı gibi, yine eskiye takılıp kalmış! Eski derken, bu doğrusal hareketli tarih anlayışının geçersizliğini kastediyorum.  Hâlbuki baba Tarakçı'nın kendisi çok da eski gözükmüyor. Sakalını kesse de, sakal bıraksa da yine o minyon, sempatik ve pire gibi sıçrayan Ali Tarakçı var karşımızda. Hani biraz da yakışıklı!
Fakat bilmiyor ki, oğlu kendisinden daha sempatik ve yakışıklı.
      Can, yalnız yazılarıyla değil, fiziğiyle de seni geçecek bay baba Tarakçı!
Hem sen kaleme aldığın o yazıda, Can üzerinden kendine ölçü çıkarmaya çalışıyorsun: Bakın, böyle bir oğul ancak böyle bir babadan çıkar! Peh, peh, peh!
 
       Tamam, bu (biyolojik) oluşumda ve (sosyal) yetiştirmede önemli bir payın var ama bu, tümüyle senin eserin mi?
       Oğul Can üzerinden pay çıkararak şapka numaranı büyütmeye çalışma sayın Tarakçı.
 
       Hem Ata'ya dua et ki, böyle bir başlık önerdi. Kelimeler hep bir uzlaşı içerisinde dönüp duruyor. Sizin baba-oğul ilişkisi aynı hat üzerinde ilerlerken bir noktadan sonra oğul, babayı geçiyor yada geçmeye zorluyor. Ya "Babalar ve Oğullar" romanı esasıyla konuyu işleseydim, ne olurdu acep halin!
Konuya bu açıdan yaklaşıldığında senin, Nihilist Bazarov'un babasından daha hallice bir pozisyonda olacağını sanmıyorum.
       Hemen kaygılanma, işin gerçeği, sizlerin ilişkisi için konuyu bu açıdan işleyecek bir veri de yok. Yani roman, daha farklı bir konuyu içeriyor. Ancak yine de Nihilist Bazarov'un muhafazakâr liberal (demokratın muhafazakârı oluyor da, liberalin niye olmasın?) babası ile aranda ince de olsa bir bağ kurulabilir.
       Fakat bir kesinlik var ki, babalar ve oğullar, genel olarak çatışırlar. Belki de bu çatışma, benzeşmelerinden ileri gelir. Oğul, babadan önce bu benzeşmeyi reddeder. Belki reddettikçe de, babaya benzer.
 
      Baba Tarakçı, yazısının gerekçesini, "Neden bu satırları yazıyorum? Tarakçılar, hani karıştırılmasın diyedir… Bilesiniz Can Tarakçı benim oğlumdur" diye açıklıyor.
      Karıştırmamız mümkün mü?
Hangi yazının babaya, hangisinin oğluna ait olduğu apaçık belli. Bir kere üslup farklı.
      Baba Tarakçı, ben falan tarihte şunu yapıyordum, böyle mücadele ediyordum, şöyle çalışıyordum gibi anılar yoluyla Can'ın canını sıkma!
Bırak Can'ı, canının istediği gibi davransın, yazsın.
       Evet, aslında böyle yaptığını biliyorum ama yine de testi kırılmadan tokadımı atayım dedim!
       Bu yazıyla oğul Can'a hoş geldin diyor, baba Tarakçı'yı çimdikliyorum.
Boynuz, kulağı geçti! Yoksa geçmedi mi?
       Şımarma Can, Orson Wels'in sözünü hatırlatırım: "Siz gençler! Yaşlılığın ne demek olduğunu bilmezsiniz. Ama biz yaşlılar, gençliğin ne demek olduğunu biliriz".
       Gerçekte ise, böyle bir ilişkiyi ve düzeyini kutluyor, mutluluğunuzu paylaşıyor,  Babalar ve oğullara başarılar diliyorum.
 
       Yine de ben, Can'ın yazılarını okuyacağım. Yazarsa tabi. Yoksa tembel biri mi var karşımızda?
 

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!