GERÇEK FORUM
Ağustos 01, 2014, 05:43:34 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sefaköy’de CHP
editor
Ziyaretçi


E-Posta
« : Mayıs 24, 2008, 10:54:05 ÖÖ »


      HER ay olduğu gibi mayıs ayının on beşi olan perşembe günü akşamı CHP'nin, Küçükçekmece Sefaköy'de bulunan ilçe binasında yöneticilerle üyeler, dünü bugünü değerlendirme ve yarına hazırlanma adına bir toplantı yaptılar.
       Toplantının gündemi ise geçen 1 Mayıs'ın analizi ve gelecek yerel seçimler için hazırlıklardı.
       Ancak görüldüğü kadarıyla bu toplantıda salona, çok az bir mayıs analizi daha çok bazı şahısların sen, ben, siz, biz tartışmaları hakimdi. Bu şekilde asıl gündem olan seçimlere dair öneriler de suya düştü.
       İlerleyen saatlerde ilçe başkanıyla ilden görevlendirilen il yöneticisi ve sendikacı arkadaşın sağ duyu ve özleşme adına yaptıkları iyi niyetli uyarılarlar da salondaki husumet havasını değiştirmeye yetmedi.
       Örneğin yine bu toplantıda söz alan, aynı anda liberalizmin icat ettiği bir özel paralı okulda ders veren emekli bir öğretim görevlisinin konuşmasında, eğitim üzerine yeni tezler getireceği yerde parti ile okullar arası bağ kurulmasını istemesi de toplantıdaki yapının ayrı bir göstergesiydi.
       Öyle ki salondaki bütün bu olanlar yine bu salonda bulunan herhangi bir tarafsız gözlemciye, ‘ne olacak işte sosyal demokrasi bu kadar olur’ dedirtebilirdi.
      Evet ikinci enternasyonal ile beraber Avrupa'daki sosyal demokrat partilerin ipleri, kapitalistlerin eline geçti. Bugün ne yazık ki günümüzün CHP de bu tuzağa takılmış durumda.
       Oysa emperyalizme ve onun yerli uşaklarına karşı verilen bağımsızlık savaşı sonrası doğan, kendi özüne dönük ilkeleri ile anti emperyalist, anti kapitalist, anti feodal bir yapıya sahip olan ve bu yönde ülkedeki kapitülasyonları kovan CHP ve onun yöneticileriydi. Nitekim; ülkeye Avrupalı kapitalistlerin sulandırdığı sosyal demokrat gözüyle değil, aklın, bilimin ve dünyadaki sömürülen ülkelerde var olması gereken sağ duyunun gözüyle bakıyorlardı.
       Bu yönde kendilerine ortaçağın karanlığını değil, bilimin ışığını seçerek, şeyhin, şıhın, tekke, zaviye ve tarikatın ortadan kalkması için çalışmalar yapıyorlardı.
       Fakat ne olduysa, ilerleyen zaman içinde bu partinin asıl kurucusu sayın Mustafa kemal Atatürk'ün hayata gözlerini kapadığı 1938 yılından sonra oldu.
       O bakımdan bu partinin devamlı muhalefette kalmasının başlıca sebebi de yine o tarihten bu yana bu partide yer alan bazı yöneticilerin güttükleri özde değil sözde politikalarıdır.
       Örneğin 1938 sonrası CHP'sinde yer alan bazı yöneticiler kolay olan liberalizmin arkasına sığınmayıp ta, asıl özlerine devam etselerdi. Bu arada ABD başta olmak üzere emperyalist ülkelerin, ülkemizde yeniden kök salmalarına karşı çıkarak NATO'ya, CENTO'ya geçit vermeselerdi. Ulaşımda kitle araçlarına dönük, enerjide ülke kaynaklarına dayalı, yerleşimde nüfus planlaması da içinde planlı bir yapılaşma ile, ziraatte ve sanayide asrımızdaki son derece gelişen üretim araçlarına göre toplumun geneline dönük yeni bir işletme biçiminde ısrar etselerdi.
       Ayrıca yine daha fazla Cumhuriyetin ilk dönemlerinde halktan alınan vergilerle halk adına yaptırılan devlet fabrikaları ile diğer kaynaklardaki işletme biçiminde, bu kaynaklardaki çalışanların yaptıkları işe ve kaliteye göre ücret almasını sağlasalardı.
       Yani Cumhuriyetin ilk dönemlerinde atılan bütün temellere sahip çıkılsaydı, bugün ne CHP devamlı muhalefette kalırdı, ne de ekonomik temeli olan devletçiliğin yok edildiği bir ülkede, boşuna ‘Türkiye laiktir laik kalacak’ diye sokaklarda bağırılırdı. 
       Özellikle günümüzde yaklaşık 130'un üstünde temel kaynağı yerli ve yabancı sömürü kuruluşlarına pazarlanan bir ülke ile yarı sadaka toplumu haline getirilen bir zeminde iç ve dış çıkar çevrelerinin elindeki tahterevalli demokrasi oyunu vasıtası ile yeniden yerel seçimlere gidilmektedir. Hal böyleyken;
       Buna göre özde olmasa da sözde ilkelerine hala sahip olduğunu söyleyen CHP, belediye seçimlerine giderken bu yönde kamu hizmetini, kendi halkçılığını ön plana alıp, kamunun kendi aracı, kendi gereci ile kendi işçisine, her çalışanına yaptığı işe göre ücret vererek çok ucuz bir şekilde mi yapacak?
Yoksa yine her gün eleştirdikleri yolsuzluklarla milyonların vurulduğu ihale şekliyle mi yola devam edecek?
       Seçim komiteleri, bu komitelere bağlı araştırma ekipleri, ekiplerin getirdiği malzeme ile bu malzemeleri her alanda uygulamaya sokacak kadroları yetiştirebilecek mi?
       Parti okulları ile bütün bunlara benzer bir çok kurum ve kuruluşa sahip çıkacak mı?
       Eleştiri, öz eleştiri ve her konuda çözüm getiren alternatifler ve öneriler, bir de genel merkezden başlayan il ve ilçeleri kapsayan denetim ağı ne zaman oluşturulacak?
       Evet; akıl, bilim, plan, program, nüfus kontrolü ve akıl yolunda eğitilen kadrolar. Bütün bunlar emperyalizmin bataklığına yuvarlanmakta olan bir ülkede önemli konular.
       Umarım bundan böyle bütün bu önemli konuları CHP’nin en yukarıdakilerle temeldeki birçok yöneticisi ciddiye alır da kendi asıl özleri olan Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Ulusalcılık, Laiklik, Devletçilik ve Devrimcilik ilkelerine sözde değil, özde sahip çıkarda bu şekilde yurdun her yanında olması gerektiği gibi gelecek toplantılarda Sefaköy'de de asıl CHP'yi görme olanağı oluşur.


                                                                                   aslan@e-gercek.com
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!