Kanseri öldürmek için

(1/1)

editor:



      İnsanlığın çaresiz kaldığı kanser ile mücadele etmeyen Hunzakut Prensliği, vatandaşlarının bu hastalığı yakalanmamasını en güçlü anti kanser olan «lateril» içeren «buğday»a borçlu

      Buğday çimi ekin, Buğday şırası için, Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya'da içtikleri Buğday şırası geliyor. Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası, buğday çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi Pakistan'daki Hunzakut  Prensliği'nde kanserden ölüm yok. Ayrıca Hunzakutlular, acı badem ve kayısı çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar. Türkiye'de acı badem ve kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının azlığı dikkat çekiyor.
Ödemiş'le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş Bozdağ'ın eteklerinde cennet gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra mücadelesi herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor İlhami Güneral ile ölmeden önce yapılmış söyleşiyi dikkatle okumanızı tavsiye ederiz.
Kanser Tedavisinde önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir. İşte bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için yapılabilecekler, söyleşinin içersinde.



Buğday müthiş bir kanser ilacıdır.
Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır.
Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir. Taze olarak kullanılan Buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir
bulunmaktadır. Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler
içermesidir. Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan
'laetril' içermektedir.
Izgara etler ve füme besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı kanıtlanmıştır.
(Japon Bilim Adamı Nagivara)
Japon Bilim Adamı Nagivara, taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale getiren enzimler ve amino asitler bulmuştur.



Buğday evde üretilebilir
- Buğday çimini evde üretebilir miyiz?
- Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu gibi yenebilir, evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday şırası üretmeleri....
- Buğday şırasını herkes üretebilir mi?
- Evet herkes üretebilir. İsterseniz tarif edeyim.
Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur. Üzerine 3 bardak su klorlu olmamak şartıyla ilave edilir. Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir. Bu ilk su kullanılmaz, dökülür. Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir. 24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba
aktarılır. Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın ise günde 3 kez şıra alınır. Buğday şırasının lezzeti bazılarına itici gelebilir. O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini tableti eklenirse, nefis bir içecek ortaya çıkar.
Elmanın çekirdeğini de yiyin!
- Az önce sözünü ettiğimiz 'laetril' buğday çiminden başka nelerde bulunur?
Çünkü anlaşılıyor ki, 'laetril' kanserin tedavisinde en etkin maddelerden biri...
- Evet, Türkiye'de en kolay laetril'e ulaşabileceğimiz yer acı badem ve kayısı çekirdeğidir. Ayrıca laetril elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın çekirdeği yenilirse çok da iyi olur. Amerika'daki ilaç sanayinin maşaları bu 'laetril' adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır ama Meksika'da satılan 'laetril' bu ülkeden alınıp kaçak olarak ABD'ye sokulmaktadır. Laetril, vitamin ve minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır. 'Kanserin Ölümü' adlı kitabında Manner, laetril ile yüzde 90 başarı kazandığını söylemişti.




- Acı badem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
- Evet öyle. Türkiye'de acı badem ve kayısı çekirdeğinin sıkça tüketildiği
yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az ol-   duğuna
inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var. Pakistan'a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut'ta şimdiye kadar hiç kanser olayına rastlanmadı. Hanzakut'un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği...
Başarılı bir yöntem: Tüm beden tedavisi
- Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz alternatif tedavilerin bir sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız?
- Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir. Bağışıklık sistemi konusunda Alman doktor Issel'in tüm beden tedavisi bugün bu ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır.
- Tüm beden tedavisi nedir?
- Joseph Issel de bizim gibi kanseri lokal bir hastalık olarak değil, tüm vücudu ilgilendiren sistemik bir hastalık olarak ele alıyordu. Ona göre vücutta sürekli olarak kanser hücreleri ürüyor fakat sağlıklı bir bağışıklık sistemi bu hücreleri hemen tahrip ediyordu. Issel'in bir diğer tedavi yöntemide, ayda bir olmak üzere, özel olarak muamele görmüş bir kolibasil aşısı olan Pyrifer ile ateş şoku tedavisi idi. Bu yöntemle hastadan bir miktar kan alınıyor, bunu ozon oksijen birleşim ile karıştırarak yeniden hastanın damarından enjekte ediyordu. Binlerce kanser hastası bu yöntemle iyileşmişti. Eski Sovyetler'de, şimdiki Rusya'da bu yöntem halen kullanılıyor.
--------------------------------------------------------------------------------

    Dr. İlhami Güneral Kimdir?

    1943'de Diseksiyon Atlası kitabını yayımladı. Bu, Türkiye'de yayımlanan ilk telif eserdir ve 1953'de Prof. Zeki Zere'nin yazdığı Diseksiyon kitabının tüm resimleri Diseksiyon Atlası'ndan alınmıştır. 1960'da Amerikan Tabipler Birliği'nin Miami'de düzenlediği bilimsel araştırmalar toplantısında Dr. İlhami Güneral'in "Şeffaf Beyin Modeli", yaklaşık 2000 eser arasından birinci olmuş ve Billing altın madalyasına hak kazanmıştır. 1972'de İngilizce olarak yayımladığı Atlas Cerebri Humani, o güne dek kesitler ve şemalarla aydınlatılmaya çalışılan Merkezi Sinir Sistemi elemanlarını üç boyutlu otantik görünümleriyle açıklayan bir eserdir ve Dünya tıp literatüründe önemli bir yer sahibidir.
1992'de 78 yaşında prostat ve lenf kanserine yakalanınca kendisine önerilen radyoterapi ve kemoterapiyi reddederek San Diego'daki Livingston Kliniği'ne gitti. Bu klinik alternatif tıp dünyasının önemli noktalarından biri. Ve burada uygulanan tedaviyle iyileşti. Türkiye'ye döndükten sonra da 15 yıl boyunca Ödemiş'teki muayenehanesinde bu yolla kanser hastalarını tedavi etmeye çalıştı.
İlhami Güneral'in yayımlanan kitapları şunlardır: "Kanserden Korkma Modası Geçmiş Tedaviden Kork", "Doktorunuzun Söyleyemedikleri", "Kalp - Damar Hastalıklarında ve Kanser'de Ölümcül Oyunlar". Dr. İlhami Güneral, 2006 yılında aramızdan ayrılmıştır.

Navigasyon

[0] Mesajlar