Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 08, 2010, 01:04:54 ÖS
Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
Duyurular:

+  GERÇEK FORUM
|-+  ..: GERÇEK KÖŞE YAZARLARI :..
| |-+  Hasan HINISLI
| | |-+  Her başlangıç bir ayrılıktır!
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Her başlangıç bir ayrılıktır!  (Okunma Sayısı 219 defa)
editor
Administrator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18298


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Mart 16, 2010, 02:41:29 ÖS »


  Doğru insanla karşılaşma genellikle ne zaman sona ereceği bilinmeyen, ne zaman ne yapacağı belli olmayan bunalım anlarına denk gelir!
O zamansız zaman yüzünden iki kişinin de zamanlaması felaket anları ise daha da çıkmaza girer ve kişiler ne yapacağını bilemez. Bu durumda her iki taraflı bir sabretme süreci gerekir ve bu "doğru''  insan olduğuna inanılan kişilerin kabullenme içgüdüsüne kalmış hissi bir durumdur.
Her iki taraf da birbiri için doğruysa (genelde olmaz) bu süreci bir şekilde atlatacak ve günün birinde doğrulanacaktır.
Doğrulanacağını önceden hissetmek ne kâhinlik nede iyimser bir yaklaşım falan sayılmaz, sadece gerçekçi bir yaklaşımdır.
Eğer ikili için zaman içinde "hiçbir değişiklik" olmuyorsa o zaman hem "zaman" yanlıştır hem de insanlardan "bir" veya her "ikisi"!
Bazen aradaki yaş farkı fazla, doğum tarihleri arsındaki mesafe uzun olabilir.
Tanıştığınızda doğru insan "her şeyini kaybetmiş, bir çöküntü içine girmiş" olabilir. (umumiyetle de öyledir) Böyle bir an yanlış bir zamandır onla tanışmak için muhakkak.
Duygusal salınımlar ve salgıların yanında terk edilme psikozu içine girmenizi engelleyerek hayattan zevk almaya devam etmenizi sağlayabilecek melankolik depresif bir kesişmede olabilir.
Birini görürsün ve hayatında olması gereken insan olduğuna eminsindir fakat bunu ona söyleyebileceğin bir durumda ya da mekânda değilsindir. Ya evlisindir ya da parayı bulmuş ama yaşlanmaya başlamış biri. İşte aradığım bu. Lakin yanlış zamanda karşına çıkan doğru insanmıdır? Bunu düşünecek halde değilsindir.
Böyle bir durum son derece üzücü ya da yıpratıcı olabilir. Biraz cesaret ve biraz da sabırla durumu geçici olarak lehine çevirmek mümkündür. Emek ister, ama karşılığı mutlaka alınacak diyede bir kaide yoktur. Böyle şeyler fedakârlık denilen her şeyi göze almak gerektiği zamandır.
Hiç olmadık bir zamanda yolunuza çıkan ve bir anda gözlerinizi kamaştıran bir ışıltıdır. Güneş gibidir gözlerinizi yakar, ancak içinde bulunduğunuz zaman diliminde yüreğiniz ya da beyniniz öyle doludur ki hata yaptığınızı bile bile peşine düşemezsiniz.
İtibarınız vardır, tek gamzeli biri için göze alamazsınız, çünkü karşılaştığınız yerde kırmızı ışıklar vardır, birde ahlak denilen kırmızıçizgiler! Gizli yapılan her şey gibi buda heyecanlıdır, lakin en önemlisi çevre baskısı töre vardır demoklasin kılıcı gibi tepenizde.
Yanlış zamanın doğru insanıdır, fakat ya metresin ya kırığın oluverir toplum nezdinde. Sende bunları göze almışsındır zaten. Lakin o sende seni değil kurtuluşu aramaktadır, sürekli yuva yıkan olmayacağım der ve ikinci olmayı bir süre sineye çeker! İlk fırsatta beyninin zulalarında sakladığı birinciliği ister olmayınca da kolayı yani kendi yaşam tarzına kaçar.
Tam buldum derken ayrılık alarm vermeye başlar, sırtında bir hançer, yüreğinde bir sızı ile bırakır seni bir akşamüstü iş çıkışı trafiğin en yoğun zamanı yolun tam ortasında. Ondan sonraki hayatında hep sırtında taşıyacağın bir ihanet hançerin vardır aksesuar olarak yanında kalan dostlarından saklayacak.
Sonrasında yanlış zaman doğru insan ve treni kaçırdım vahlamalarını kendi içinizde tekrarlayıp durma anını yaşatan acılı kebap eşliğinde içilen anasonlu rakı durumları rutin hale gelir. İçkiye başlarken onu, içki biterken kendini suçlu ilan edersin!
Her sabah yeniden ardında bıraktığı boşluğun dayanılmaz acıları hissedilen hadise başlayacak.
Bazen mantıklı ve gerekli olsada ardında bıraktığı özleme duygusu yakıp kavuracak içini, tek başına oturup her şeyi gözden geçirme süresi ve yanlışlar ve doğrular ve yine üzüntü.
Uzun vadeli olduğunda delirebilmek cinsinden acayip bir duygu yoğunluğudur ayrılık denilen bu illet.  Bu gönül öyle bir arsız öyle bir arsız ki anlayana aşk olsun! Evet, gönül kadar arsız bir şey yok. Kapıyı kime ne zaman açacağı, kime ne zaman kapatacağı belli olmuyor.
Kapı kapanmıştır ve sen; Niye böyle oldu her şey birdenbire anlamadım diye soracaksın kendine. Kesin 3. bir insan var diye kendi kendine kuşkular yaratacaksın, yoksa her şey birden böyle dönermiydi, benim aklıma artık başka bir şey gelmiyor diye dövüneceksin.
Onun için toz konduramadım hiç bir zaman diyeceksin.
Bak, isyan et ama dostlarını da yanına al, onları kırmadan derdine ortak et, insan kendi kabuğunda daha rahat oluyor sanma, dosta onlara ihtiyacın var bir dert ortağı istiyor merak etme yoksa şişim şişim şişiyor. Şimdi suç ve suçlu arıyorsun. Ve hep kendini sebep görüyorsun, bir süre sonra gerçek suçluyu bulacaksın, kendini haklı çıkartacağın zaman başlayacak.
Sonra suçluyu dostlarınla paylaşacak ve hiç olmamış gibi içine atacaksın, daha sonra resimleri eski anıları onu hatırlatan izleri gördükçe affedeceksin, düşmanlık kalmayacak, çok daha sonra içinde bir ince eski yara izi oluşacak onu hiç bir dost hiçbir estetikçi silemeyecek o hep seninle kalacak.
Dostlarına onu kötülediğin zaman aklına gelecek, yüzünde pembe bir tebessüm sen bazen onu kayıracaksın, dostların beyaz tebessümle yüzüne bakacak hani o suçluydu dercesine! Sen unutturmaya çalışacaksın eski söylediklerini ama hep içinde ince bir sızı var olacak!
Logged
kardelen
Full Member
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 222


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : Mart 17, 2010, 05:05:50 ÖS »

Ayrılıktır en mutlu olduğun an bile seni korkutan ya ölümler ya kıskançlıklar ne olursa olsun arkasında keşke şunuda yapmasaydım dedirten acı ama gerçek olan ayrılıklar.............
Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!