Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 08, 2010, 01:26:47 ÖS
Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
Duyurular:

+  GERÇEK FORUM
|-+  ..: GERÇEK KÖŞE YAZARLARI :..
| |-+  Hasan HINISLI
| | |-+  Söylenmemiş sözüm var!
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Söylenmemiş sözüm var!  (Okunma Sayısı 281 defa)
editor
Administrator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18298


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Mart 15, 2010, 01:15:54 ÖS »


   27 Şubatta yazdığım 2 satırlık yazıdan sonra tavır gereği bu yazıma kadar yazmadım. Son yazdığım yazı ise şuydu; ‘Sayın Başbakan, bugün yazımı yazmadım. Siz nasıl hangi konu ve hangi eğilimde bir yazı yazmamı istiyorsanız ipucu verin o çizgide bir yazı yazayım!’
Günümüzde medya şamar oğlanı gibi dövülür olmuş. İşine gelince seversin, işine gelmeyince döversin. İşin garibi teşekkürü çok görülen bir güzide uğraştır bu meslek. Meşakkatlidir, öldürülen, vurulan, sürgün edilenleri vardır. Aç kalanı boldur.
Bakın bu şartlarda çalışan gazetecilere özelliklede köşe yazarlarının kulaklarına küpe yapılmak için gazete patronlarına Başbakan ne diyor?
‘Ben de şimdi o gazetelerin patronlarına sesleniyorum, 'Ne yapayım köşe yazarı, hâkim olamıyorum' diyemezsin. 'Sen bunun sorumlususun arkadaş' diyeceksin. Niye, çünkü bu ülkeyi germeye, bu ülkede ekonomiyi germeye kimsenin hakkı yok. Buna biz de müsaade etme-yiz. Çünkü bir anda dengelerin ekonomik olarak ne hale geldiği ortaya çıkıyor. O zaman köşende yazı yazanın maaşını sen veriyorsun. Yarın feryat etmeye geldiği zaman da feryat etmeye hakkın yok. Çünkü biz bu ülkenin ekonomik noktadaki gelişmesini 'önce insan' diyerek ele aldık. Bir taraftan geleceksin hükümete vuracaksın, 'niye ücretler böyle' diyeceksin. Öbür taraftan ekonominin çökmesi için de köşe yazarlarınla her şeyinle elinden geleni yapacaksın. Eğer şurada yüzde 6,5 puan sadece piyasalar düşüyorsa bunun sebebinin kimler olduğu ortadadır. Onun içinde ben diyorum ki lütfen herkes çizgisini iyi bilmeli. Bu noktada ben uyarımı yapıyorum yapmak zorundayım.’
Efendim, koca Başbakandır biz ondan iyi mi bileceğiz, demek ki bir bildiği var. Zaten bizim gibi sınırlı bölge gazeteliliği yapan yerel basının patronlarına dememiştir. Yok, yok gerçekten dememiştir.
Bizim için bellidir kimin ne diyeceği, ya siyasi partilerin il, ilçe başkanları ya da il, ilçe belediye başkanlarıdır bizim şikâyetçilerimiz. Araya kimseyi sokmasına bile gerek yoktur, açar telefonu patrona; Bunca yıllık arkadaşız senin şu yazarın yok mu, adı neydi ya? (aslında adını çok iyi bilip de önemsemediği izlenimi vermek içindir adını söylememesi, hatırlamıyor ayağına yatması) yav işte ara sıra abuk sabuk yazan biri yok mu?
Karşıdaki patron tarif edilenin adını söyler.
Hah işte o ya, geçen bir yazı yazmış ben okumadım, zaten okumam da öyle ipe sapa gelmez terbiyesizleri, okuyanlar söyledi de, öyle gördüm üzüldüm, ya bilirim bilirim beni seversin muhakkak gözünden kaçmıştır!
Demesi kimi patronlar için kâfidir, kimileri ise kendine görev çıkartır, demesini bile beklemez. Biz buradan bazılarını tenzih ederken bazılarını bu işe katıyoruz.
Bırakın zaten yanlış yazarsak savcılık var, mahkeme var, adalet var, hukuk denen bir şey var, o da olmadı en azından kınayacak basın konseyi var.
Biz artık baskıcılara diyecek söz aramak yerine Ahmet Arifin o güzel eserini hatırlatacağız!
Vurun ulan, Vurun,
Ben kolay ölmem.
Ocakta küllenmiş közüm,
Karnımda sözüm var
Haldan bilene.
Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...
Logged
kardelen
Full Member
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 222


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : Mart 17, 2010, 05:02:27 ÖS »

Aslında olan onlara değil bize oluyor siz kızıyor yazmıyorsunuz onların umurundamı aksine seviniyorlar ama biz okumaktan yoksun kalıyoruz..... Kızgın
Logged
Seval Gök
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #2 : Mart 18, 2010, 11:06:35 ÖÖ »

Bu ülke de en çok karşı çıktığım konulardan biridir susturulma stratejisi.Her başı sıkışan medya patronu,bakanın ya da göz önünde kendisine laf iliştirilmiş herhangi birinin kuşkusuz kullandığı tek yöntem.Bu yöntemin kullanılmasını doğru bulmuyorum çünkü; fikir dediklerimiz kişiyi kişi yapan olgular.Bunların bir diğer üçüncü şahıslar tarafından engelliyor olmasının; geçmişimiz de ki pusu cinayetlerinden hiç bir farkı yok.Onlarda susturulmak için öldürülmüşlerdi.

Ve buradan bakılacak olursa daha çok düşünceleri uğruna ölecek (bastıralacak-yok edilecek) insanlar göreceğiz bu ülke de.Gazeteciliğin dahi kurallarını,haklarını sorgulama cürreti gösteriyorlar.Objektif olmak ya da eleştiriye katlanamamak bu kadar zormudur anlayamıyorum.

Aslında en komiği de batan ekonominin faturasını dolaylı yoldan,bu zararı çeken insanlara çıkarmak.Bunu birine okutsan ya da Başbakan'ın bu konuşmasını dinletsen tüm söylenenlere katıla katıla güler.Sanki koca ülkenin ekonomisini el birliğiyle batıranlar kendileri değilmiş gibi davranmak büyük meziyet tabii.Bunun adına da halk arasında maalesef "yüzsüzlük" diyoruz.Görünen o ki bazıların da kendini savunacak yüz dahi kalmamış.Kalmadığından olacak ki başkalarını sürekli baltalama,ekmeğinden etme peşindeler.

Hacı Bektaş Veli ne diyor; -Adâlet her işte, Hak’kı bilmektir.

Her işte hakkını bilmezsen,hak'kı bilmezsen olumlu şeyler bekleyemezsin.İnsanlar her ne arar ise önce kendinde aramalı.İnsanın önce kendi eksiğini açıkca söylebileceği,yamayabileceği cesareti olmalı!
« Son Düzenleme: Mart 18, 2010, 11:26:38 ÖÖ Gönderen: Seval Gök » Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!