Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 08, 2010, 01:31:59 ÖS
Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
Duyurular:

+  GERÇEK FORUM
|-+  ..: GERÇEK KÖŞE YAZARLARI :..
| |-+  Hasan HINISLI
| | |-+  Tekel işçisinin öğrettikleri!
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Tekel işçisinin öğrettikleri!  (Okunma Sayısı 268 defa)
editor
Administrator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18298


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Şubat 09, 2010, 01:31:33 ÖS »


   Türkiye son yılların en büyük ve en etkili işçi direnişiyle tanıştı, Hükümet ummadığı bir direnişle karşı karşıya. Bu işçi direnişi sıradan bir direnişten öteye geçerek işçi eylemi olma yolunda. İşçiler sınıf bilinçsiz çıktıkları bu yolda sınıf bilincine varıyorlar, sanırım ekonomi hak arama sınıfsal hak arama fitilini ateşleyecek. Tekel işçisinin müktesep hak arayışının farklı ve daha haklı bir mecraya girmesinin önemi sanırım sonraki yıllarda dahada iyi anlaşılacaktır. Son yılarda dip yapan işçi sınıfı ise kendilerini ölüm uykusundan uyandırmak isteyen tekel işçisine şükran borçludur diye düşünüyoruz.
Tekel işçileri iki aya yakın bir süredir Ankara'da müktesep ve özlük hakları için ölümüne bir mücadele veriyor. Türkiye'nin görmüş olduğu Zonguldak maden işçileri eyleminden sonraki sivil. Demokratik en meşru eylemlerden biri olan Tekel direnişi, bu ülkeye liberaller ve muhafazakârlar tarafından biçilen "siyasi geleceği" tepetaklak edeceğe benziyor!
Bireysel hak arayışı ile yola çıkılan lakin işçilerinin yalnızca kendilerinin ya da çocuklarının geleceği için değil, bu ülkenin, bu toprakların geleceği için verdikleri mücadeleye dönüşen, iktidarı ve yandaşlarını vede onların yanında yer arayan bazı liboşları umarsız bırakıyor! Son durum itibariyle işçilerin çetin ceviz çıkması iktidarı alabildiğine hırçınlaştırıp saldırganlaştırıyor.
Ülkenin varını yoğunu fabrikasını, santralini, telekomunu limanlarını bilumum değerli olan kaynaklarını özelleştirme adı altında sermayeye peşkeş çekenler, bu fabrikaların neden ve nasıl kapandığını vatandaştan saklayan zihniyet, Tekel işçisinin yan gelip yattığını, çalışmadan para kazandığını iddia ediyorlar. Bu da yetmiyor, onları illegal örgütlerin kuyruğuna takılmakla ve ideolojik davranmakla suçluyor. Bilmiyorlar ki işçi sınıfsal bir hareket olduğunda zaten ideolojiktir!
Kapitalizmin temsilcileri, yandaşları ve onların gerici güçleri, Türkçe Kürtçe türküler söyleyen, başındaki şapkasıyla, şalıyla, eşarbıyla, türbanıyla Tekel işçisine destek vermek için memleketin dört bir yanından en ücra köşesinden meydanları dolduran işçi sınıfının örgütsel gücünden korkuyor ve işçilerin sınıfsal örgütlülüğünü ideolojik diye sindirmeye çalışıyor.
TÜRKİŞ denilen sınıf bilincinden uzak sendika ise, bu güne kadar kandırdığı işçinin, sınıfsal bir nitelik kazanmasından korkarak saklanacak delik aramakla pekte haksız sayılmaz, çünkü TÜRKİŞ bu güne kadar bu ülkede işçi sınıfının önünde sınıf bilincinden uzak kalması için uğraş veren en büyük engeldi. Bu ve buna benzer sendikalar artık deşifre edilerek gelecekte işçi sınıfını kandıramaz hale getirilmelidir.
Maliye Bakanı "Biz aslında Tekel işçilerine merhametli davrandık" diyerek toplumun en üst kurumu olan devleti yönetme erkini üstlenmiş olan Hükümetin bir Bakanının bu devleti var eden topluma bakışını netleştiren bir değerlendirmeydi o, "merhamet" sözcüğü. Bu zihniyetin gelecek için nasıl bir toplum ve nasıl bir yönetici siyasi iktidar yapısı düşündüklerini açığa vuruyor. Başbakan Erdoğan ise Maliye Bakanı'nın bu sözünü dahada pekiştiren demeçler verdi. Onlara göre, iktidarda bulunan yönetici güç, "teba" olarak gördüğü toplumun tümüne lütfedip bağışta bulunacak. Onlar ne verirse, toplum gelmişine geçmişine rahmet okuyup  "yarabbi şükür" diyecektir. Kısacası bu zihniyet toplumun "teba" toplumu haline gelmesini öngören bir bakış tarzı.
Bu arada, Başbakan Erdoğan'ın birkaç gündür, Tekel işçilerinin direncini kırmaya dönük kullandığı, "işçiler tazminatlarını aldı, orada kalanlar işçi değil" söyleminin arkasından direnişi kırmaya yönelik bir ajitasyon çıktı. İşçilerin tazminatlarının yatırıldığı Banka, işçilerin olurunu almadan paraları yatırım hesaplarına havale ederken, bazı hesapları da işçilerin borçları olduğu gerekçesiyle bloke etmiş. Tüm bu işlemler için 25 lira da masraf kesildiğini öğrenen birçok işçi bankaya giderek "bizim onayımız yok" diye itiraz başvurusu yaparak kabul etmediklerini belgelediler!
Tek Gıda-İş genel başkanı Mustafa Türkel "işçilerin 4-C'ye geçmese dahi tazminat hakları olduğunu" belirtti. Her şeye rağmen Erdoğan işçilerin tazminat almasını 4-C'ye geçtiler diye manipüle ederek gerçek dışı göstermeye çalışarak hükümetin ne kadar acz içinde olduğunu belgelemiştir.
Başbakan Erdoğan Tazminatlarını almayanları ise provokatörlükle suçlayarak geçmişteki İETT grevindeki kendisinin işçiye ve sınıfına bakışını net olarak ortaya koymuştur.
Erdoğan'ın bu çabaları sınıfsal hale dönüşerek arkasında daha çok işçiye örnek olarak genel direnişin olma olasılığını ve bu olabilirliğinin gerçekleşmesi halinde hükümetinin ne kadar zor günlere gebe olduğunu ortaya koyarak, kendince tehlikeyi ortadan kaldırmak, kendi içinde bölmek, hem de halkın desteğinden yoksun bırakarak yalnızlaştırmak olduğunu kanıtlayarak işçi ile arasına kırmızıçizgileri çekmiştir!
Logged
kardelen
Full Member
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 222


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : Şubat 13, 2010, 09:42:19 ÖÖ »

İnşallah Tekel işçisi bu direnişinde bir şeyler öğrenir öğrendiğinide ülke insanımıza üğretir en azından bizde bişeyler öğrenmiş oluruz. hiç sanmıyorum kamuyu arkasına alıp parayı kaptımı oda evine çekilir bu davada sahipsiz kalmaya devam eder.
Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!