IRKÇILARIN ekmeğine yağ sürmeyelim. Ama gerçeklerden de kaçmayalım.
50 yıldır bu ülkede yaşamakta olanların her gece kuşku ve korkuyla yatağa girmelerinin suçlusu kimdir acaba? Ludwigshafen facianın ardından yaşananlar ve yapılan açıklamalar olayın trajedik boyutunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bazı siyasilerin olayın detayları daha soruşturulmadan açıklama yapmaları talihsiz/garip bir tutum olmuştur. Uzmanlar elbetteki bütün ipuçlarını en ince ayrıntıya kadar araştıracaktır. Bundan asla kuşku duymuyoruz. Olay kundaklama sonucu meydana geldiyse bu da saptanacak ve polis suçluları bularak olayın ardında yabancı düşmanlığının bulunup bulunmadığını ortaya çıkaracaktır. Bu ortamda Türk ve Alman toplumuna düşen öncelikle sağduyu ile hareket etmektir. Irkçıların ekmeğine yağ sürmemeliyiz.
Ne Alman ne de Türk toplumu yeni Solingen ve Mölln'ler yaşamak istemiyor. O halde yapılması gereken olayın üzerine büyük bir ciddiyetle giderek bir an önce sonucun kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyoruz.
Alman yetkilileri Türkiye'den gelen uzmanlardan rahatsız olmamalı tam tersine ortak çalışmalar yaparak olası önyargı ve kuşkuları gidermelidir.
Almanya asla yeni bir Solingen'i kaldıramayacaktır. Almanya'nın çeşitli Eyaletlerinde gerçekleştirilen seçimler ve önümüzdeki aylarda yapılacak olan seçimlerde bazı siyasilerin sürekli göçmenleri gündeme taşıması Solingen korkularını canlandırmıştır.
Bazı sorumsuz Alman siyasilerin yabancı düşmanlığını körükleyeci açıklama ve çalışmalar yapması Ludwisghafen faciasının kundaklama olmasa bile korkularımızı artırmıştır.
50 yıldır bu ülkede yaşamakta olanların her gece bu kuşku ve korkuyla yatağa girmelerinin suçlusu kimdir acaba? Artık bazı gerçeklerin tartışılması kaçınılmaz değilmi?Sorunlar karşısında başımızı çevirmek değil, çözüm için göğsümüzü germenin zamanıdır.
Her yangın sonrasında Mölln ve Solingen'in akla gelmesinin toplumsal barışa katkısı olabilir mi?
Türk ve Alman toplumu olarak dilerizki bu kuşkumuz ve korkumuz haksız çıksın. Ancak, bu kuşku hergün daha da büyüyor. Eğer bir kundaklama söz konusu ise, bu faciada dokuz Türk yaşamını yitirdi, ancak Almanya çıkan ve çıkacak olan alevlerin arasında kalabilir.
Bu da hepimizde giderilmesi güç tahribatlar bırakabilir.
Türk toplumu bunun için ayağa kalkmaya hazır ve dostluk elini bir kez daha uzatmaktadır.
Dileriz bu dost el samimiyetle tutulur ve asla bırakılmaz.
Saygılarımla.
*CHP PM Üyesi, Türk Alman Dostluk Federasyonu Genel Başkanı alikilic@e-gercek.com